Kırmızı Daktilo

beta

Karadeniz’in yaylasında da, Adana’da pamuk ovasında da, bir balıkçı köyünde yahut bir plazanın bilmem kaçıncı katında konumu ne olursa olsun kadın, kadındır. “Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.” diyen ataları da yalanlar gibidir günümüz kadını; anne, eş, iş kadını… Bir de tabii ki; malûm toplumsal roller… Meşhur bir reklam vardı hatırlarsınız : “Benim annem hem doktor, hem aşçı, hem öğretmen, hem mühendis…” diyordu küçük çocuk.

Gerçekten de öyle değil mi? Hayat, kırk koldan kırk mevzu ile önümüze zorluklarla çıksa da zaman zaman yorulsak, pes edecek gibi olsak hatta yenilsek de içimizdeki o müthiş kadınsal güçle -er ya da geç- sahil-i selâmete çıkmayı başarıyoruz. Burada, zaman zaman ikindi çayını yudumladığınız an bir sohbeti paylaşacağız; kimi zaman ne izlemeli nereye gitmeli diyeceğiz, kimi zaman okuduklarımızı paylaşacağız. Hobilerimiz de yer alacak elbet aile de evlilik de… Kadını çeşitli cenderelere sokan asrî hayattan kısacık

kaçışlarımızda, gökyüzü ile göz göze gelişlerimizde, bir çocuğun saçlarını kokladığımızda, bir kuzunun ilk adımlarına şahit olduğumuzda, bir dostla çay içtiğimizde hissettiğimiz ne varsa hepsinin ince tınılarını duyup duyurmaya niyetliyiz. Aslına bakacak olursan sevgili okuyucu “Biz kimiz?” sorusunun cevabını ancak bizi tanıdıkça anlayacaksın. Bizim de söyleyecek sözümüz var.