Sen “İnsan” Yetiştiriyorsun! Farkında Mısın?

1 15

Bilmem farkettiniz mi ama toplumumuz ebeveyn olmayı çok küçümsüyor. Yemek yapması için yahut ne bileyim araba sürebilmesi için bile bir kişide beceri ararken anne-baba olabilmek için kimsede hiçbir artı özellik aranmıyor. Evlenen her çifte olur olmaz çocuk sahibi olmaları için nasihatlerde bulunan insanımız evlat sahibi olmayı doğanın kanunu gördüğü kadar doğanın en basit işi gibi algılıyor. Heyhat! Ne büyük yanılgı!

Şu ana kadar gördüğüm danışanlarda, okuduğum kitaplardaki vakıalarda yahut dinlediğim hikayelerdeki baş rollerde hep aynı şey göze çarpıyor hatta gözü oyuyor: Yanlış ebeveyn tutumları…

Sürekli evladını başkalarıyla kıyaslayan, onu her fırsatta eleştiren, kusur bulmak konusunda rakipsiz, hakaret etmede birinci, çocuğunu hırslarına kurban eden, eşine dostuna kaynanasına olan öfkesini çocuğundan çıkartan anneler; her akşam eve gelip Tv başına geçmeyi çocuğunu dinlemekten daha keyifli bulan, çocuğun başına gelen her aksilikten eşini sorumlu tutan, şu çocuğun gelişiminde bir de benim tuzum bulunsun düşüncesinden aciz, çocuğunu iten kakan, eline telefonu tableti verince bakıcılık yaptığını zanneden, onu cezalandırma yöntemi olarak hakaret, kıyas, yeri gelince dayak yoluna başvuran sevgisiz şefkatsiz babalar… İşte içinde sevgisiz, onaysız, değersiz kalmış hasta bir çocukla yaşamaya mahkum o kocaman adamları/kadınları siz yetiştiriyorsunuz. Sizi de aynı hataların bin misliyle başka ebeveynler yetiştirdi. Ebeveynlerinizi siz seçmediniz; çocuklarınız da sizi seçmedi. Lakin evlat yetiştirmek konusundaki kasıtlı cahilliği gayet tabii siz seçiyorsunuz. Günün birinde iç dünyası yara bere içinde olan bu insanlar psikolog/psikiyatrist yolunu tutunca da siz sussanız bile her şeyi bilen toplum ne diyor? : “Sen deli misin?”, “Kendi başına atlatabilirsin.”, “Psikiyatrik ilaçları kullanma, uyuşturucu onlar.”, “Psikolog konuşsun diye o kadar para verilir mi?”, “Dindar adamın psikolojik sorunları olur mu?” ve daha bir sürü şey…. Ruhu yaralanmış bu insanları önce hasta eden sonra da iyileşme diyen fasit bir döngü.

Ebeveyn olmak demek bir “insan” yetiştirmek demek. O insan ki sizin bütün hatalarınızın, doğrularınızın, yanlışlarınızın, kararlarınızın, kararsızlıklarınızın, pişmanlıklarınızın, keşkelerinizin aynası olacak.Belki bu dünyaya ismini bir b/ilim adamı olarak yazdıracak yahut bir katil. İsmi yazılmasa da olur yeter ki mutlu bir varlığı olsun. “Çocuktur bir şey olmaz”, “çocuktur anlamaz”, “çocuk işte büyür sağda solda”, “çocuk büyütmekte ne var” diye diye basitleştirdik gözümüzde. Lakin öyle değil. Hiç basit değil. Bir iş kurarken bile bir adımda bin düşünürken bir insan yetiştirirken bu ne yavanlık?

Ebeveynseniz şayet biraz düşünün olur mu? Bahanelerinizin arkasına sığınmayın. Düzeltemediğiniz bir yanlışınız varsa bir uzmandan destek alın. Parasızlığın da arkasına sığınmayın. İstediğiniz zaman o köşe takımına binlerce lira, o yeni akıllı telefona da yirmi taksit ayırabildiğinizi gördük. Hiç biri yoksa bile belediyeler, devletin sağlık kurum ve kuruluşları, dernekler, vakıflar, okullardaki rehber öğretmenler var. Diyelim ki bunlar da yok… Okuma yazmanız var. Bir kitap açıp okuyun… Bir kitap. Belki o kitap çocuğunuza bir hayat kazandıracak.

1 Yorum
  • anna
    Mart 16, 2015

    Emeğinize sağlık çok güzel yazmışsınız. Aklı başında birinin bu ana fikre katılmaması mümkün değil. Yeni aldığı makinenin kullanma klavuzunu okuduğu dikkatle evladını okumaya , evladı için okumaya çalışmamak bir anne ya da baba için akıl almaz bir şey.
    Eyvallah. Ama pek çok uzmanın psikologun ve pedagogun anne babaya yüklenirken atladığı bir şeyler var. Rahatsız edici, incitici haksızlık hissi veren ve dayatmacı.
    Kitap okuyan çok artı biliyorsunuz daha doğmadan başlanıyor ama yine olmuyor. Uzmanlara gidiliyor yine olmuyor. sağlıklı beslenme ile kafa bozuluyor yine olmuyor.
    Sanki hata daha başka bir yerde. evet anne baba buna gayret ediyor ama sonuç memnun edici olmayınca anne baba dövülüyor( şiddetin bir başka türü gibi sanki)
    Biraz da o çaresizliğin içinden bakmak gerekmiyor mu?

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir