Dış Gebelik (Ektopik Gebelik)

0 11

Bundan aylar önce geçirdiğim bu değişik gebelik durumunu insanlarla paylaştığımda, “nasıl oluyor ki” diye sorduklarından bu konuda bir bilgilendirme yazısı hazırlamaya karar verdim. Elbette kesin bilgileri ve kendinizle ilgili durumu hekiminizle paylaşma ve bu yazıyı sadece bilgilendirme amacıyla yazdığımı belirterek başlamak istiyorum.

Gebelik, kadın üreme hücresi olan yumurta (ovum) ile, erkek üreme hücresi olan spermin, kadın üreme organlarının bir parçası olan kanallarda yani tüplerde karşılaşarak, spermin yumurtayı döllemesi sonunda yeni bir canlının, yani bebeğin oluşarak uterusa (rahme) ulaşarak burada büyüme sürecini tamamlamasıyla oluşur. Gebelik, normal bir fizyolojik olaydır.

Ancak henüz nedenleri tam bilinmemekle beraber, bu süreç istenildiği gibi ilerlemediğinde dış gebelik ortaya çıkabilir.

Aynı şekilde döllenmiş olan yumurtanın, tüplerden ilerleyip uterusa değil de, uterus dışında herhangi bir yere yerleşmesine dış gebelik denir. Daha çok tüplerde, yumurtalıklarda, serviks adı verilen rahim ağzında veya karın içi boşlukta yerleşim gösterebilir. Bu yerleşme sonucu çok nadirde olsa fetüs canlı kalabilir ancak, fetüsün rahim dışında herhangi bir yerde büyüme gelişme gösteremeyecek olması, dahası annenin hayatını tehlikeye atması nedeniyle acil olarak gebelik sonlandırılır. Fetüsün bulunduğu yerde, örneğin tüplerde büyümeye başlaması sonucu tüplerde yırtılma meydana gelir ve anne iç kanama riskiyle acil cerrahiye alınabilir. Gebeliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne ölümlerinin en sık nedeni dış gebeliktir.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, geçirilmiş dış gebelik öyküsü, geçirilmiş tüp ameliyatları, tüplerde doğuştan gelen yapısal bozukluklar, şiddetli genital enfeksiyonlar gibi zemin hazırlayan durumlar bulunmaktadır. Yani dış gebelik geçiren bir bayanda, sonraki gebelikte dış gebeliğin tekrarlama olasılığı %20 daha fazladır.

Peki dış gebelik nasıl saptanır?Dis-Gebelik1

Dış gebelikte de normal gebelikte olduğu gibi, gebelik hormonu olan BHCG değeri yükselmeye başlar. Ancak gebeliğin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini saptamak için 48 saat aralıklarda bakılan BHCG değerlerinde beklenen artış ( 48 saatte bir en az iki katına çıkmalı. Örn, 30mg/dl ise 48 saat sonra 60 olmalı en az) gözlenmez ise yada bakılan periyotlarda, bir yükselme bir düşüş şeklinde düzensiz bir grafik izlenirse kişide dış gebelik olma olasılığı yüksektir. Yapılan usg kontrollerinde fetüs rahim içerisinde gözlenmemişse, dış gebelik açısından değerlendirme kesinleştirilmelidir. Ayrıntılı usg ile, fetüsün rahim dışında nerede yerleşmiş olduğunu tespit etmek gerekir. Küçük gebelik haftasında fetüsü tespit etmek bir hayli zordur. Bu nedenle yardımcı testler yapılır. Kandaki hemoglobin değerinin düşmesi dış gebelik lehine bir sonuçtur. Yine vaginal kanama, karın ağrısı, özellikle hareketle artan kasık ağrıları bu tanıyı desteklemektedir.

Eğer gebede aşırı bir rahatsızlık hali gözlenmiyorsa, tabloyu ciddi kılabilecek bir durum söz konusu değilse henüz, verilen bazı ilaçlara fetüsün düşmesi sağlanır. Bu işlem için kullanılan ilaç bir kemoterapi ilacıdır ve etki mekanizması kanser hücreleri gibi hızla çoğalma özelliği gösteren hücrelerin gelişimini engellemektir. Fetüs hızla çoğalan vücuttaki folik asit ile gelişim göstermektedir ve bu ilaç ile gelişim durur ve fetüsün düşmesi beklenir. Bu işlem yapıldıktan sonra 4. Ve 7. Günlerde bhcg seviyesine bakılarak düşme beklenir. Eğer istenen düşme gerçekleşmemişse 2. Doz ilaca gidilir ve aynı işlem tekrarlanır. Aynı şekilde düşme beklenir. Eğer yine düşme olmamış ise cerrahi müdahale ile fetüs bulunduğu yerden alınır. İşlem genelde kapalı olarak (laparoskopi eşliğinde) yapılır. Tabii herkeste süreç bu şekilde ilerlemek durumunda değil, bazıları akut batın dediğimiz, geç farkedilen ve kendisini iç kanama olarak gösteren tablolar da olmaktadır. Bu durumda acil cerrahi işlem yapılır ve bu hastalar çok fazla kan kaybettiği için genelde kan transfüzyonu gerektirmektedir.

Bu süreci yaşayan hastalar, 6 ay süre ile hamile kalmamalıdır.

Zor bir süreç. Her aşamasını tek tek yaşadım. Defalarca yapılan testler, artık gebelikten umudunuzu yitirmişsiniz, yeter ki bebeğin nereye yerleştiğini görelim derken verilen kemoterapi ilacı, dayanılmaz karın ağrıları, ilk işlemde gelmeyen başarı, küretaj olmak zorunda kalmak, ikinci kere aynı işlemi yaşamak ve sonra da iç kanama geçirip, acil ameliyatla hayata yeniden tutunmak…
Çok ama çok zor zamanlardı. Allah hiçbir kuluna dayanamayacağı yükü vermezmiş. Biz de sabrettik, şükrettik, sebat ettik, tevekkül ettik, bekledik, bir düşük ve bir dış gebelikten sonra şu an sağlıklı bir gebelik haberiyle çok mutluyuz.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur ve umarım yaşadıklarımı yaşamazsınız. Allah isteyen herkese nasip etsin. Amin..
Sevgiler.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir