İştah Açıcı Bir Şurup Mu Versek?

2 18

Yazdığım 4. yazı sanırım, daha öncelerden de belirttiğim gibi Acil Servis doktoruyum. Yani işim sadece(!) acil hastalar. Amma velakin sevgili annecimlere bu durumu bir türlü izah edemedim :)) Hastalarımızın yarısından çoğu pek tabi ki çocuk grubu. 1 aydır öksüren, diş çıkaran, burun akıntısı durmayan, bazen ateşi 39 derece çocuklar, bazen kriptik tonsillitler ama sanırım en dramatikleri ilaç intoksikasyonları.

Böyle geniş spektrumlu hasta popülasyonuyla çalışırken gözlemleme şansınız da bir o kadar yüksek oluyor. Yani şu saydığım hastalıkların çoğunu acil olmayan hastalıklar olarak değerlendirelim; bu grup annelerin reçeteyi kapatmama 10 sn kala “Doktorcum bizim çocuk çokta iştahsız, bir şeyler mi yazsak” demesine alıştım da; babaannesinin ilaçlarını içtikten sonra çocuğu “çocuk yoğun bakıma” gitmek üzere 112 ambulansla nakli gerçekleşmek üzere olan babanın yanıma gelip de “Doktor Hanım bizim çocuk hiç bir şey yemiyor, bir şurup mu yazsak?” demesiyle duruma aydım.

Başka memleketlerde var mıdır bilemiyorum; biz toplum olarak yedirmeyi, yemekten daha çok seviyoruz. Ve bu tutkumuzu yaşatabileceğimiz en canlı örnekler sanırım çocuklarımız:) Gene bilemiyorum tabi annelik babalık iç güdüsü denen bir şey varmış, kiz_boykitaplardan okuduğum sağdan soldan dinlediğim; bu içgüdü insanları ne derece etkiliyor bilemiyorum ama yapmayın çocuğunuzu da kendinizi de yıpratmayın:) Çocuğunuzu düzenli aralıklarla doktor kontrolüne götürün yeter.

Niye?

Persentil Eğrisi dediğimiz Büyüme tablolarımız var, her ülkenin kendi sağlıklı çocuklarının yaş ve cinsine uygun olarak hazırladığı ortalama boy, kilo, baş çevresi, beden kitle endeksi vs diye çeşitlendirilen. Bu büyüme tablolarımız 7 persentil çizgisinden oluşur. Bunlar 3,10,25,50,75,90 ve 97. persentillere karşılık gelen eğrilerdir. Bu tablolarda çocuğun yaşıtları ile karşılaştırıldığında yüzdelik sıralamadaki yerine persentil denir. Ölçülen değerin 3.persentil ve 97.persentil arasında olması normal büyümeyi gösterir. Ancak 3. persentilin altındaki değerler büyüme geriliğini, 97. persentilin üzerindeki değerlerde aşırı büyümeyi işaret eder ki artık çocuklarımızın da obezite sınırında olduğunu düşünürsek 97. persentil de en az 3. 11-8-buyukpersentil kadar önemli bir hal alıyor.

Hasılı kelam; çocuklarınızı düzenli aralıklarla Çocuk Doktoru kontrolüne götürdüğünüzde, Hekim zaten öncelikle kendi fizik muayenesiyle çocuğu değerlendirecek, bununla yetinmeyecek her çocuğu persentil eğrisine göre büyüme gelişmesini kontrol edecek, ihtiyaç duyduğu durumlarda ek tanı yöntemleriyle muayenesini tamamlayacaktır. Yani çocuğunuzun bir büyüme gelişme geriliği veya aşırı büyümesi olduğunda, bu durum geç olmadan farkedilecektir. Çocuğun büyüme ve gelişmesini yavaşlatan eksiklikler gerek medikal olarak yerine konacak, gerekse nasıl takviye etmeniz gerektiği size anlatılacaktır.

Şimdi akıllara; “çocuğumuzu aç bırakalım da, ille büyüme gelişme geriliği olduğunda mı takviye edelim?” sorusu doğal olarak gelebilir.  Bahsettiğim yaş grubu zaten en az 2 yaş sonrası, özellikle ve özellikle anaokulundan itibaren okul çağı dönemi; bu yaştan sonra acıktıkça annesinin verdiği sağlıklı gıdaları tüketen “sağlıklı” bir çocukta zaten herhangi bir büyüme-erkek_basgelişme geriliği gözükmesi çok düşük bir ihtimaldir. Çocuğu ve kendinizi rahat bırakmak her iki tarafın psikolojisi için de daha sağlıklı olacaktır. Zira peşinde kaşıkla koşulan bir çocuk tablosu; hem anne hem de çocuk için faydadan çok zarar getirmektedir.

Sizden gene tek ricam bu yazımın sonunda da doktora gitmeniz olacaktır; çocuklarımızı sağlıksız gıdalardan, fast food’dan uzak tutmak; meyve ve sebzeyi sevdirmek, bol sıvı tüketmesine yardımcı olmak ve Çocuk Doktorumuzun önerdiği aralıklarla muayeneye gidip, “benim çocuğum iştahsız mı?” diye vesveseye mahal vererek çocuğu da kendinizi de bunaltmadan işi bir bilene danışmaktır.

Not: belki burada şirin bir psikolog arkadaşımız çocuklarımıza sebze meyveyi nası sevdiririz, fast food dan nası uzak tutarız diye başta bana ve sizlere yardımcı olur:)

Selamlar:)

2 Yorum
  • Aişe
    Aralık 6, 2014

    Böyle yazılar okumak çok güzel. Allah razı olsun. Ben bir şeyi çok merak ediyorum.
    Aşılar hakkında ne dişünüyorsunuz?

  • Betül Gökçe
    Aralık 26, 2014

    Benim sorum da şu olacak:
    Gelişimi gayet normal olan doktorların herhangi bir anormallik görmediği bir bebeğe babaannesinin her gördüğünde “açlıktan ölüyor zayıflamış” ya da pek çok bebegin aksine sofradaki her yemekten kendi midesinin büyüklüğüne göre gayet de çok yiyen bir bebeğe yine babannesi tarafından “hiçbir şey yemiyor” yaftasının yapıştırilmasina, annesinin gayet sağlıklı besleme çabalarına karşılık babannesinin “şekersiz tuzsuz mamasız şunsuz bunsuz olmaz” ısrarlarına defalarca dogruyu anlatarak bertaraf etme çabalarının sonuçsuz kalması karşısında bu zavallı anne ne yapabilir ? Ki artık ciddi psikolojik soeunları oluştu. …

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir