İstanbul’un Semt İsimleri Nereden Geliyor?

0 21

Şairin “sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer” dediği İstanbul; birçok medeniyetin tarihini barındıran, bitmek tükenmek bilmeyen hazine bir şehir. Her birimizin bildiği üzere bir şehri tanımanın yollarından biri de, o şehrin hikayelerini öğrenmekten geçiyor. Bu hazine şehrin her bir semti isimlerini farklı hikayelerden alıyor.

 

aksaray

AKSARAY: Fatih’in sadrazamı İshak Paşa, İç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere göndermiş ve buraya yerleşen Aksaraylılar da semte isimlerini vermişlerdir.

 

okmeydani

OKMEYDANI: Fetih Ordusu kuşatmanın bir kısmını burada kurulan karargâhta geçirmiş. Semtin ismi de böylelikle Okmeydanı olarak kalmıştır.

 

galata

GALATA: Gala, Rumcada “süt” anlamına geliyor. Bir rivayete göre, Galata’nın adı semtteki süthanelere gönderme yapılarak türetilmişti. Başka bir görüşe göre ise, İtalyanca ‘denize inen yol’ anlamına gelen ‘galata’ kelimesi düşünülerek semte bu isim verilmiştir.

 

besiktas

BEŞİKTAŞ: Bu semtin de adının nereden geldiğine dair birkaç rivayet var. Bir rivayete göre, semt ismini Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini bağlamak için diktirdiği beş taştan aldığı yönünde. Ve bir diğer rivayete göre ise, bir papazın burada yaptığı kiliseye Kudüs’ten getirdiği beşik taşını koyduğu ve ismin buradan geldiği yönündedir.

 

halic

ALTINBOYNUZ: Yani bizim Haliç’imiz. “Hriso Keras’” Rumcada “ altın boynuz” anlamına geliyor. Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin çatal vaziyette, boynuzu andırması nedeniyle bölge bu ismi almıştır.

 

uskudar

ÜSKÜDAR: Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar’a dönüşmüştür.

 

Cengelkoy-iskelesi

ÇENGELKÖY: Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor. Bir başka söylentiye göre de; Osmanlı döneminde leventlikten yetişen Çengeloğlu Tahir paşa (sonradan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmiştir) bu semtte oturmuş ve yörede mescit, çeşme gibi mimariler yaptırmış ve birçok hayır işlerine önayak olmuş semtin sevilen kişilerinden biri olmuştur, semte bu sebepten onun ismi verilmiştir.

 

ÇIKSALIN: Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hakim olan bölgeye, halk arasında “çık, salın” denilmeye başlanması semte bu ismi vermiştir.

 

sisli

ŞİŞLİ: Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve ‘Şişçilerin Konağı’nın zamanla değişikliğe uğrayarak ‘Şişlilerin Konağı’ hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.

 

KAZLIÇEŞME: Semte ismini burada bulunan bir çeşme vermiştir. Bu çeşmenin üzerinde alçak kabartma olarak kaz figürleri var. Bir söylentiye göre, İstanbul’un fethi sırasında baş gösteren su sıkıntısında uçuşan kazlar takip edilmiş ve buradaki su kaynağı bulunmuştur. Sonraları bu su kaynağı üzerine bir çeşme inşa edilmiştir. Günümüze kadar birçok yenilemeler gören bu çeşme halen semtte bulunmaktadır.

 

TAHTAKALE: Sözlük anlamı ‘kale altı’ olan Taht-el-kale’nin bozulmasıyla Tahtakale’ye dönüşen semtin, Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

 

çemberlitaş

ÇEMBERLİTAŞ: Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun bulunduğu yerdeki büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını vermiştir.

 

taksim

TAKSİM: Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yerdir. Maslak-Mecidiyeköy-Şişli yönünden gelen içme suyu bu maksemde toplanır ve dört yöne dağıtım (taksim) yapılırdı. Semt adını kurulan bu su dağıtım şebekesinden almıştır.

 

ÇATLADIKAPI: Bizans döneminde yapılan surların ‘Sidera’ adı verilen kapısı, 1532 yılında meydana gelen depremde çatlayınca, hem kapı hem de semt ‘Çatladıkapı’ olarak anılmaya başlanmıştır.

 

eminonu

EMİNÖNÜ: Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi ‘Emin’lere aitti. Semt, adını burada bulunan ‘Gümrük Eminliği’nden almıştır.

 

baglarbasi

BAĞLARBAŞI: Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu isimle anılmıştır.

 

unkapani

UNKAPANI: Bazı satış yerlerinde Arapça’da ‘Kabban’ adını taşıyan büyük teraziler bulunduğundan, buraları Kapan adını taşırmış. Sahiline buğday ve arpa yüklü gemiler demirlediğinden, semt bu ismi almıştır.

 

HORHOR: Fatih Sultan Mehmet bölge civarında yürürken yerin altından su sesleri duyar ve yanındakilere; “Buraya bir çeşme yapın baksanıza ‘hor hor’ su sesleri geliyor.” der ve buraya bir çeşme yapılır. Sonrasında çeşme de semt de Horhor ismiyle anılmaya başlanmıştır.

 

ahirkapi

AHIRKAPI: Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verilmiştir.

 

sutluce

SÜTLÜCE: Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir Rum köyü varmış. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırmış. Bundan dolayı semt, Sütlüce olarak anılır olmuş.

 

ŞAŞKINBAKKAL: Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için bölgeye gelenler bir bakkal dükkânı açıldığını görmüşler, burada iş yapılmayacağını düşünerek bakkala “şaşkın bakkal” yakıştırması yapmışlar. Bundan sonra da semt Şaşkınbakkal olarak anılmaya başlanmıştır.

 

bostanci

BOSTANCI: Semt, adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan biri olmasından almıştır.

 

bakirkoy

BAKIRKÖY: Bizanslıların ‘Makri Hori’ dedikleri semt, 15. yüzyılda Osmanlıların eline geçince ‘Makriköy’ adını aldı. 1925’te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında semt Bakırköy adını almıştır.

 

beyoglu

BEYOĞLU: Semtin isminin nerden geldiği konusunda çeşitli rivayetler bulunuyor. Bunlardan ilkine göre, semt adını İslamiyet’i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus Prensinden alıyor. Diğerine göreyse, semtin adı ‘Bey Oğlu’ diye anılan Venedik Prensi’nin burada oturmasından geliyor. Son bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, yazışmalarda, “Beyoğlu” diye hitap edilmesinden semtin bu adla anıldığını söylüyor.

 

beyazit

BEYAZIT: Sultan II. Beyazıt’ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başlanmıştır.

 

veliefendi

VELİEFENDİ: Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi’yle anılıyor.

 

AŞİYAN: Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan, Farsça’da kuş yuvası anlamına gelen ‘Aşiyan’ isimli evinden alıyor.

 

BEBEK: Semtin isminin nereden geldiği konusunda iki rivayet bulunuyor. Bunlardan ilki, Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması. Diğeri ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek bahçesi olarak anılması.

 

ATAŞEHİR: Ataşehir 80′li yıllarda Anatepe adıyla başlanan bir uydu kent projesiymiş daha sonraları projenin tutması ve yerleşim oranının artmasıyla o günki Anatepe bugünki Ataşehir olmuş.

 

ÜMRANİYE: İlk zamanlarda birkaç mezar, birkaç selvi ağacı ve orman arasında birkaç evin yer aldığı köy “Yalnız Selvi” adı ile anılmış, daha sonraları çok fazla göç alması nedeni ile “Muhacir Köy” adını almıştır. 1960 yılına kadar köy olarak kalan bölgede 1963 yılında belediye kurulmuş, tamamen ormanlarla kaplı olmasından ötürü Ormaniye adıyla anılmış ve en sonunda Ümraniye adını almıştır.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir