Reçetesiz Vitaminler Dosyası / Ananas

0 13

Kulakları çınlasın babacığım; “şu güzelim meyvelerden yemeyip hasta oluyorsunuz, sonra yok bağışıklığı destekleyici ilaç, yok vitamin vs. içiyorsunuz” derdi. Ne kadar da haklıymış. Bugün sizlerle çok güzel bilgiler paylaşacağım. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, reçeteye ihtiyacınız olmadan kolayca ulaşabileceğiniz vitamin destekleri MEYVELER hakkında bir şeyler karalayacağım.

İlk meyvemiz ANANAS : Tropikal iklim kuşağına ait bir meyve olan ananas, ilk olarak Orta Amerika’da keşfedilmiştir. Ardından Avrupa başta olmak üzere, hızla tüm dünyaya yayılmıştır. Şu an, Costa Rica, Fil Dişi Sahilleri, Gana, Tayland ve Malezya gibi tropik iklimin hakim olduğu ülkelerde yetiştirilmektedir.

Araştırmadan önce nedense, yüksek yüksek ağaçların tepesinde olduğu hissine kapılmıştım. Hani hindistan cevizi ağaçları gibi, sallayınca kafaya düşen cinsten :) Halbuki yerde yetişen bodur gövdeli bir bitki. Faydalarına gelince, içerisinde “bromelain” adı verilen, belki de daha önce hiç bir yerde duymadığınız, benim de hiç duymadığım bir enzim var. Bromelain, protein sindiren bir enzimmiş ve sindirimi kolaylaştırıp, şişkinliklerin azalmasına yardımcı oluyormuş. Ananas aynı zamanda kuvvetli bir antioksidan. Ve en önemlisi ise, her yerden alamayacağımız, az bulunan “Manganez” mineralinin deposu. A ve C vitamini zenginliği açısından da, “daha ne olsun” dedirtiyor gerçekten.ananas

A vitamini, vücutta çok önemli bir rol oynuyor.O da proteinlerin vücutta A vitamini olmadan kullanılamaması. Bağışıklık sistemimizi destekliyor, sindirim sisteminin ülseratif hastalıklarını tedavi ediyor. Antioksidan etki yaratarak, hücrelerin yenilenmesini, gelişmesini sağlayarak, yaşlanma sürecini yavaşlatıyor, kansere karşı korunma sağlıyor. Gözler üzerinde önemli bir etki sağlıyor, körlüğü engelliyor ve retina hastalıklarını yavaşlatıyor. Eksikliğinde gece körlüğü olabilir. Ayrıca Havuç da bilinen en zengin A vitamini depolarından biridir. Retinol, A vitamininin besin olarak alınan haline denir.

C vitamini ise, diğer adıyla askorbik asit, bütün canlı dokularda bulunur. Suda eriyen vitaminlerdendir. Birçok hayvan ve bitkinin, kendi glukozlarından üreterek kullandıkları c vitaminini biz insanlar dışarıdan almak durumundayız :) Başlıca bulunduğu yerler taze sebze ve meyve, çiğ et. Limon, portakal, greyfurt, kivi, ananas, frenk üzümü ve domatesin dış kabuğu askorbik asit yönünden çok zengin olan meyvelerdir. Karnabahar, lahana, ıspanak, kuru soğan, biber, turp, tere ve maydanoz ise c vitamini ihtiva eden başlıca sebzelerdir. C vitaminsiz bir hayat olmaz denilebilir. Çünkü vücutta eritrosit üretiminden, kollajen üretimine varana kadar işlevi vardır. C vitamini eksikliği hemen başlayan halsizlik ve çabuk yorulma ile kendini belli eder. Bakteriyel yada viral enfeksiyonlarda, gebelikte, açık yaralanmalarda, vücudun c vitamini ihtiyacı artar. O nedenledir ki hasta olunca sıklıkla c vitamini preparaları reçete edilir, portakal mandalina yememiz istenir. —

Peki Ananas seçerken nelere dikkat etmeliyiz? iyi ananası nasıl anlarız? Bilinenin aksine, “durdukça olgunlaşır, tatlılaşır” anlayışı tamamen yanlış. Ananas toplandıktan sonra ne olgunlaşır ne de tatlılaşır. Olgunlaşmaya yakın hasat edilir. O yüzden pazarlara gönderildikten sonra hemen tüketilmelidir. Yaprakları ne kadar canlı yeşil ise, o kadar taze ve iyi kalitede demek. Ayrıca ne kadar tombiş geniş ananas bulursanız o kadar iyi. Yenilen kısmı o kadar çok demektir. Bir de ezilmemiş, çürümemiş olması kafi :) Afiyetle yiyebilirsiniz.. Bir başka meyve de görüşmek üzere, sevgiler!

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir