Yeni nesil emzik: Akıllı telefonlar!

0 28

Günümüzde akıllı telefonlar 7’den 70’e herkesin elinde. Benim ilgimi çeken ve değinmek istediğim konu, bu akıllı telefonların çocuklarla olan ilişkisi. Okul öncesi dönem ve ilkokul dönemindeki çocukların akıllı telefonlarla oynamaları artık hepimizin alışkın olduğu, sıradan bir durum oldu.

Bir çoğumuzun denk gelmiş olabileceği gibi toplumda şöyle bir anlayış da var; eğer bir çocuk akıllı telefonla oynayabiliyorsa o çocuk zeka küpüdür! Denk geldiğim birkaç örnekte, ebeveynler çocuğu için güzel şeyler söylemeye başladığında, bilmem kaçıncı cümlesinde çocuğunun akıllı telefonu ne kadar iyi kullanabildiğinden, kendi kendine oyunlar açıp oynayabildiğinden bahsetmeden geçemiyor. Akıllı telefonlar adeta bir akıl ölçer haline geldi!

İşte bu akıllı telefonlar bir de emzik görevi görüyor ki, sormayın, hayat kurtarıyor! Bir yandan ev işleriyle boğuşan, diğer yandan uğraşması gereken belki de sayısız işi olan kadın, bu arada ağlayan, ilgi isteyen çocuğuna telefonu verdiğinde susturabiliyor. Bu da anne için inanılmaz kolaylık! Evet, belki o an için anneyi bir sıkıntıdan kurtarıyor ve çocuğun ağlaması geçici olarak atlatılıyor. Fakat her seferinde bu şekilde avutulan çocuk artık annesine ihtiyaç duymamaya başlıyor. Huzursuz olduğunda annesinin yanında olması çocuk için yeterli gelmiyor. Çocuk eline tutuşturulan o şey ne ise, onunla oyalanmayı öğreniyor. Annesinin nefesiyle, kalp sesiyle, sarılmasıyla yatışması gereken çocuk, telefondaki oyunlar ve müziklerle sakinleşir hale geliyor. Bu şekilde, çocuk ve anne arasındaki ilişki zedelenmeye başlıyor.

Özellikle okul öncesi dönemde, akıllı telefon gibi cihazlarla oynayarak büyüyen çocuklar, okula adaptasyon sürecini çok daha zor geçiriyorlar. Bu tip cihazlarda oyunlar oynarken her şey bir tık uzağında olan ve bu hıza alışan çocuklar, defter ve kalemle tanıştıklarında bu yavaşlık canlarını sıkmaya başlıyor. E çocuklar haklı, orada bir tıkla her şeye erişebilirken, sayfaları değiştirirken, oyunlar arasında gidip gelirken şimdi kim bir sayfa yazı yazacak Allah aşkına!

Bu uyaranlarla çok fazla hemhal olan çocuk; zamanla ona söyleneni işitmez, işittiğine tepki vermez ve ilişki kuramaz hale gelebiliyor. Bu durum, hem fiziksel hem zihinsel hem de duygusal yönden gelişme döneminde olan çocukları olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca bu tip uyarıcılara yoğun olarak maruz kalan çocuklarda otizm belirtilerinin görüldüğü araştırmalar arasında yer almakta.

Çocukları, tam da zihinleri dupduru iken bu uyarıcılardan uzak tutmak, onlara yapacağımız en büyük iyiliklerden biri olacaktır. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünecek olursak çocukların bunlarla temasını tamamen engellemek pek mümkün olmayabilir. Fakat en azından olumsuz etkilerini en aza indirebiliriz. Burada önemli olan çocuğun sınır tanımasıdır ve bu sınırları da çocuğa öğretecek olan anne babadır. Ebeveyn bunun için çocuğuna zaman ayırmalı, emek etmeli ve otoriteyi ele almalıdır. Kontrol onlarda olmalı ve sınırları onlar belirlemelidir. Çocuk bu cihazlara istediği zaman ulaşmamalı ve istediği kadar da vakit geçirmemelidir. Böylece bu süreç en az hasarla atlatılabilir.

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir