Kısaca Müzik ve Sinema Tarihi

0 15

Müzikle sinema başından beri yan yana yol almıştır. Bildiğimiz kadarıyla daha ilk çekimlerde, gün ışığından faydalanılan garip stüdyolardaki ilk oyuncuları rahatlatmak amacıyla müzik kullanılıyordu. Bu, performans sergileyecek olan oyuncuların kamera karşısında daha rahat olmasını sağlıyordu.

Çekimlerden sonra sıra filmin montajı işine geldiğinde ise yine müziğin nimetlerinden faydalanılıyordu. Görüntüler ardarda eklenirken bir ritim içinde akması için uygun müzik kullanılıyordu.

Sıra bu bilinmez görsel deneyimi seyircisiyle buluşturmaya geldiğinde müzik yine rahatlatıcı ve kurtarıcı rolü üstleniyordu. Ortam karanlıktı ve seyirciler bu tecrübeyi ilk kez yaşayacaktı. İlk gösterim cihazlarının ışık gücü de iyi değildi ve film sırasında dahi ışık çok azdı. Bu bilinmezlikte, etrafında tanımadığı insanlarla daha önce yaşamadığı bir maceraya girişen insanları rahatlatmak müzikle sağlanıyordu.

Bunun yanında ilk gösterim cihazları başka bir bölmede değil bizzat seyirciyle aynı mekanda bulunuyordu. Çıkardığı dikiş makinesine benzer sesi bastırmak için de müzikten daha iyi bir ses bulunamazdı. Salonda uygun yere kurulan orkestra daha film başlamadan bilindik eserleri çalmaya başlardı. Böylelikle her filme canlı müzik eşlik etmiş olurdu.

Orkestra sahnenin duygusuna göre müzik parçalarını doğaçlama çalarak seyircinin algısını da yönlendiriyordu. Belli sahneler için seçilen müziklerle izleyiciler gülmesi, duygulanması ya da korkması gereken yeri anlıyordu. Maliyetin artmasıyla orkestralar yerini solo enstrümentalistlere, piyanistlere bırakmıştır.

1927 yılında dudak senkronu bulunan konuşmalarıyla (ses ile görüntünün aynı anda oynatılması o zamana kadar pek kolay değildi) bir müzik filmi olan Jazz Singer, tarihteki ilk sesli filmdir. Böylece sinemasal anlatım yeni bir boyut kazandı.

Film Arası Dergisi, Ekim sayısını sinema ve müziğe ayırmış. Bu özel sayıda oldukça orijinal bilgilerin yanında sağlam röportajlar var. Uzun süredir bir derginin bütün sayfalarını okumuşluğum olmamıştı ama bu sayıyı satır satır okudum, bitirene kadar elimden bırakamadım. Okumanızı tavsiye ederim!

Film Arası Dergisi

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir